Bir kabahat gibi bulunduğun bicimin
Kıskıvrak yakalanmışligin sonsuzluğunda yitmiş,
Ve gördüm o ani, vardi
Sesinde uyuyan bir gece
Camında yağmurun gidişleri
Sokakların, dünyası olmayan çocuklarla dolu
Son gibi unutarak bekleyişlerin
Terk edip gider gibi görünmemiş mahsurluğun
Otel odasında, sigaraların sustuğu gecelerde
Ait olduğun dünyanın izleri, vardı
Ve belki birazdan dinerdi yağmur
Fesleğenler dilemiş bir çocuk görebilirdin camından
Uzun uzun gecelerde
Zamanın yitirilişini hissedebilirdin,
Bir vazoyu düşünebilirdin saatlerce,
Güzel olan tüm o anin dışında,
Sığmayan bir geleceği yokluktan kurtarabilirdin.
Sonra, o güzel elbiseni giyip
Tanıştığımız lobide saati gece 12 yapabilirdik.
Ve unutarak yok olabilirdik,
Sızanca ellerim ve dokunmanın silinmek olduğu zamanlarda
Karnındaki şiir kıvrımlarından
Öpmenin taskinligini yaratmak,
İki asır dudaklarımızın arasından.
Belki de doğmaktı, günahkârlığımın tüm çığlıklarında,
Tekrar tekrar
Birazdan diner yağmur;
Sesin, yağmurun neresinde …